Aslen Ankara Kızılcahamamlı olan Muhammed Osman Akfırat, H. 1301, M. 1881 yılında, dedesinin memuriyeti dolayısıyla ikamet ettikleri Medine’de Ravza-i Mutahhare’ye pek yakın bir yer olan Zeravan Mahallesi’nde doğdu. Soyu Hz.Muhammed’e dayandığı için Seyyid’lerden olan Akfırat, yöre adetleri gereği olarak doğduktan sonra, kundağıyla, 6 saat Türbe-i Saadet’te bırakıldı.

Kur’an-ı Kerim öğrenimine Ravza-i Mutahhare’de başlayıp hafız oldu. İlk ve orta tahsilini Medine’de yaptı. İslâmi ilimler tahsil etti. Babasının vefatından sonra 17 yaşında iken tahsilini ilerletmek için İstanbul’a geldi. Fatih Çırçır Medresesi’nde; Tefsir, Hadis, Fıkıh, Edebiyat tahsili yaptı. Tefsir ilminde çok ilerledi. Bu medresede yıllarca tahsilden sonra dersiamlık icazeti aldı. Daha sonra aynı medresede müderris olarak göreve başladı ve hayli talebe yetiştirdi. İmam Hatip Okullarında ders okuttu. Beykoz Hacı Ali Camii’nde 43 yıl İmam-Hatiplik ve vaizlik görevlerinde bulundu. Altı defa hacca gitti. Son haccı “Hacc-ı Ekber” oldu. 29 camide vaizlik yaptı. 1331 yılında Ayşe Hanım’la evlendi ancak bu evlilikten çocukları olmadı. Akfırat Hoca 10 Ekim 1967 tarihinde Beykoz’da vefat etti. Cenaze namazı Beykoz Merkez Camii’nde kılındı ve Eyüp Sultan Mezarlığı’na defnedildi.

Beykoz’a gelişi

Zamanın büyük alimi Dersiam Hacı Ferhad Efendi, Hacı Hafız Muhammed Osman Efendi’yi Beykoz’a getirip, cemaatına ve sevenlerine şöyle takdim etti: “Bu Hacı Osman Efendi’ye itibar edip, kıymet veriniz. Çünkü ileride o, benden daha büyük dereceler ihraz edecektir.” Merhum Osman Efendi Hazretleri de, Hacı Ferhad Efendi Hazretleri’nin cenazesine Hz.Peygamber’in teşrif ettiğini anlatmıştır.

İlmi seviyesi ve kişiliği

Akrabalarından Prof.Dr. Ali Murad Daryal onu şu şekilde anlatıyor: “Evlat dünyada herkesin methedilecek tarafı vardır derdi. Adam çok fazla içki içer ancak çoluk çocuğuna çok iyi davranır. İşte sen de insanların iyi taraflarını görmeye gayret et, öyle yaklaş derdi. Birini eleştirecekse öncelikle iyi tarafını söyler sonra hoş olmayan yönünü dile getirirdi. Kesinlikle dedikodu yapmazdı. Bir Müslüman’ın günahına katlanmak bile ibadettir derdi. Kızdığına hiç rast gelmedim. Selam verip ikramda bulunurdu. Çocuklara karşı sevgi ve şefkat doluydu. Onlara onların yaşıtıymış gibi ama kişiliklerine saygıyla yaklaşırdı. Onlara da selam verir ardından şeker ikramında bulunurdu.“ Kendisiyle ilgili bir eserde belirtildi- ğine göre ise; tevazusuyla bilinen ve hayır yapmayı çok seven Osman Akfırat, birçok dul ve yetime yardımda bulunduğu gibi, 4 tane yetim büyüterek kendilerini ev bark sahibi yaptı. Gümüşsuyu Camii ile Karagöz Sırtı Camii şeriflerinin ve bunlardan başka daha nice caminin yapılmasında önderlikte bulundu. Hacı Osman Efendi Hazretleri’nin ilmî seviyesi çok yüksekti. Tefsir, hadis, fıkıh, edebiyat, tıp ve rüya yorumculuğunda emsalsizdi. Bütün bu ilimlerdeki emsalsizliği, kendisini yakînen tanıyanlarca çok iyi bilinmekte idi. Özellikle de tefsir ilminde çok geniş bilgiye sahipti. Âyetlerin indiriliş sebeplerini ve ince manâlarını gayet açık olarak izah ederdi.                                                              

Eserleri:

Basiretü’s-Salikin (Erenlerin Kalp Gözü), Şifalı Bitkiler ve Emraz (Hastalıklar), Necatü’l-Melhuf (Mahzun ve Şaşırmışların Kurtuluşu), Hayat Safhaları, Muavizeteyn (Felak ve Nas Sureleri) Tefsiri, İlahi Emirler, Kur’an’da Beş Vakit Namaz Yok Diyenlere Cevap, Ruh Çağırma.