Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
--
BIST 93.297
DOLAR 5,3899
EURO 6,1122
ALTIN 210,41
maltepe escort alanya escort antalya escort

Toplumsal Doğrular Çerçevesinde Çanakkale Şehitliği1066 defa okundu

kategorisinde, 08 Eyl 2017 - 00:52 tarihinde yayınlandı
Toplumsal Doğrular Çerçevesinde Çanakkale Şehitliği
width="1050" height="200" üst="reklam" />

İngiliz filozof, ekonomist ve devlet adamı John Stuart Mill’in ( 1806-1873), “Demokratik Yönetim Üzerine Düşünceler” isimli eserinde belirtmiş olduğu gibi; “iyi yönetimin en mütevazi olanından en yücesine kadar tüm anlamlarıyla, hangi nedenler ve şartlara dayandığını kendimize soracak olursak, bunların içinden tüm diğerlerini aşan ana şartın toplumu oluşturan insanların nitelikleri olduğunu buluruz.” Bir toplumdaki en kuvvetli güç her ne ise yönetici iktidarı o eline geçirir. Dolayısı ile bir ulusun yönetim şekli tamamen toplumsal koşullar tarafından belirlenir. Kendini siyasal güce dönüştürme eğilimine sahip toplum içindeki irade ve güç, durgun veya pasif bir güç değil, aktif bir güçtür. Toplum içinde gücü elinde bulunduranların nihayetinde yönetim gücünü de ellerinde tuttukları için kanaatlere tesir ederek yönetimin yapısını etkilemeye çalışmanın boş bir çaba olduğunu düşünmek, kanaatin başlı başına etkin toplumsal kuvvetlerin en büyüklerinden biri olduğunu unutmak olur. İnancı olan tek bir kişi, sadece menfaatleri olan yüzlerce kişiye denk bir toplumsal güçtür. Belli bir yönetim şeklinin veya herhangi bir toplumsal gerçeğin tercih edilmeye layık olduğuna dair genel bir kanı oluşturmayı başaranlar toplumun güçlerini kendi safına çekme konusunda neredeyse atılacak en önemli adımı atmış olurlar.

Türkiye’nin toplumsal gerçeğinin en önemli ve belirgin yapı taşlarından biri, siyasi eksenin muhafazakâr tarafında yer alıyor olmasıdır. Dolayısı ile toplumsal değerler, davranış biçimleri, dünya görüşü, hayat bakış açısı daima bu muhafazakâr pencereden değerlendirilmektedir. Her ne kadar Batı dünyası ile siyasi boyuttaki gerginliğe rağmen, ticari ilişkiler giderek artan bir ivme kazansa da ve batının etkisi özellikle büyük şehirlerde oldukça yoğun bir şekilde hissedilse de, bu etkiyi içselleştiren ve benimseyen, modern yaşam biçimine ayak uydurabilen birey yüzdesi toplumun geneline oranla çok düşük seviyelerde kalmaktadır. Yanlış anlaşılmasın, bu konuya hiçbir şekilde olumsuz eleştirel bakış açısı ile yaklaşmıyorum. Tam tersi ben, daima milli değerlerin korunmasından, onları kuvvetlendirilmesinden, sürdürülmesinden yanayım, çünkü ancak bu şekilde bir ulus tam bağımsız bir şekilde yaşayabilir.

Siyasi partilerin de bu konuya özellikle dikkat etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Son günlerde ülkemizin gündeminde ağırlıklı olarak yer alan, Çanakkale’deki tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Kocadere Kamp Alanı’nda alkollü içki içilmiş olması konusu, muhalefet partisi açısından oldukça olumsuz bir tablo oluşturdu. Fakat gereken tüm yaptırımlar uygulanarak kimlikleri tespit dilen üç kişi bir daha geri alınmamak üzere kamp alanından çıkartılırken, partiden ihraç işlemleri başlatılmış ve isimleri yetkili kurumlara bildirilmiştir. Bu kişilerin geçmişteki eylemlerinin ve nasıl bir kültürel altyapıdan geldiklerinin araştırılması kanaatimce büyük önem arz etmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi yetkililerinin ve üyelerinin böyle bir girişime müsaade etmiş olmaları mümkün görünmemektedir. Özellikle Çanakkale Şehitliği gibi paha biçilemez bir öneme sahip milli bir değer karşısında bu tarz bir duyarsızlık gerçek bir Cumhuriyet Halk Partili(CHP) üyenin sergileyebileceği bir davranış şekli ve tavır değildir. Kaldı ki, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, kampa 2 başlamadan önce, 12 madde halinde kamp kurallarının tespit edildiğini, açıklandığını ve kurultay broşürüne de yazıldığını belirtmiştir. Konunun hassasiyetinin derin hislerle farkında olan CHP, kurultay sırasında uyulacak olan kurallara alkol yasağını da eklemiş bulunmaktadır. Bu kuralların birinci maddesi “Adalet Kurultayı Çanakkale Savaşı’nın geçtiği bölgede yapılacaktır. Burada yapacağımız bütün faaliyetlerimiz aziz şehitlerimizin değerli hatıralarına yakışır hassasiyette olmalıdır.” şeklindedir.

Günde yaklaşık 30 bin kişinin katılım sağladığı Adalet Kurultayı’nda bütün katılımcılar bu ruha uygun, şehitlerimize saygılı, kurultayın esas amacı ve hedefleri doğrultusunda, uygun tutum ve davranışlar içinde olmaya itina göstermişlerdir.

Ortalama 100 bin kişinin giriş-çıkış yaptığı bir alanda üç kişinin içtikleri biraya engel olabilmek ne kadar mümkündür bilmiyorum. Bu tarz davranışlara karşı gerekli tüm önlemler alınmış, sabaha kadar birçok güvenlik görevlisinin alanı taraması sağlanmış, çöpler bile araştırılmış, şehitlerimize yakışmayacak saygısız tutumlar içine girilmemesi konusunda gerekli hassasiyet fazlasıyla gösterilmiştir.

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Bakanlığı Kocadere Kamp Alanı Sürekli Kullanım Tahsis Protokolü’nde yer alan “Kamp alanı içerisinde, kamp süresince her türlü alkollü içecek tüketilmemesi” hükümlerini içeren protokol 25.08.2017 tarihinde CHP yetkilileri tarafından imzalanmıştır.

Ayrıca, alkol tüketimlerine yönelik Tarihi Alan Sınırları içerisinde ve kamp alanında, Tarihi Alan’ın kuralları, hassasiyeti ve önemi göz önünde bulundurularak, daha duyarlı olunması ve alkol tüketiminde bulunanların CHP yetkililerince tespit edilerek haklarında kanuni işlem yapılmak üzere adalete teslim edilmesi ile ilgili resmi yazı yazılarak CHP yetkililerine tebliğ ettirilmiştir.

Herhangi bir CHP yetkilisinin veya üyesinin bu kadar hassas bir konuda görüş ayrılığına sahip olabileceğine ihtimal dahi vermiyorum. Sadece üç kişi tarafından gerçekleştirilen saygısız bir eylemin, bir siyasi partinin bütününe mal edilip, son derece başarılı çalıştaylar ile yürütülen Adalet Kurultayı’nı karalamaya çalışmanın ne derece adil olduğunun sorgulanması, en önemlisi bu konu ile ilgili herkesin vicdanına danışması gerektiğini düşünüyorum.

width="1050" height="200" üst="reklam" />
Haber Editörü : Tüm Yazıları
Tuğçe Uraler
Tuğçe Uraler, 1979 Beyoğlu İstanbul doğumludur. 1999 yılından bu yana Beykoz/Anadoluhisarı’nda yaşamaktadır. İlköğrenimini “Özel Dost Koleji”nde tamamlayan Uraler, orta ve lise öğrenimini Saint-Benoit Fransız Lisesi’nde sürdürmüştür. İstanbul Bilgi Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun olduktan sonra, akademik kariyerine Galatasaray Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Bölümü’nde Yüksek Lisans yaparak devam etmiştir. Halen İstanbul Bilgi Üniversitesi “Siyaset Bilimi” Doktora programında eğitimine devam etmektedir.
YORUM YAZ

Yorum Yazabilmek İçin Lütfen Giriş Yapın.